Bu bölümde çatal, bıçak ve peçete kullanımıyla ilgili bildiğimi sandığım bazı kuralların aslında küçük ama önemli ayrıntıları olduğunu öğrendim.
Masada kullanılan çatal ve bıçaklar dıştan içe doğru sıralanıyor. Eğer yemek ara sıcak, salata ve ana yemekten oluşuyorsa her servis için dışarıdaki takımdan başlanıyor. Masada yalnızca ana yemek varsa bu kez en içteki çatal ve bıçak kullanılıyor.
Tek Kesim, Tek Lokma
Ana yemekte dikkat edilmesi gereken kurallardan biri, yemeğin tamamını baştan kesmemek.
İlk başta insanın aklına şu geliyor:
“Hepsini kesip sonra rahat rahat yesem ne olur ki?”
Aslında amaç sadece görüntü değil. Yiyecek, yenileceği sırada tek lokmalık olacak şekilde kesiliyor. Bir parça kesiliyor, yeniyor ve ardından diğer parçaya geçiliyor.
Bu hem yemeğin daha düzenli görünmesini sağlıyor hem de acele etmeden, kontrollü bir şekilde yemeye yardımcı oluyor.
Çatal ve Bıçak Nasıl Bırakılır?
Çatal ve bıçak yemek boyunca elde savrulmuyor veya konuşurken el hareketlerinin bir parçası hâline getirilmiyor.
Yemeğe kısa bir ara verildiğinde çatal ve bıçak tabak içinde, kişiye dönük şekilde ters bir A harfi oluşturacak biçimde bırakılıyor. Sapları tabağın dışına taşmıyor ve tabağın kenarlarına yaslanmıyor.
Bu yerleşim, yemeğin henüz bitmediğini gösteren sessiz bir işaret.
Tabaktaki farklı yiyeceklere ulaşmak için tabağı çevirmek de doğru kabul edilmiyor. Bunun yerine tabağın merkezinde çalışarak yiyeceğe ulaşmak gerekiyor.
Masadan Geçici Olarak Ayrılırken
Masadan telefon, kısa bir görüşme ya da başka bir nedenle geçici olarak kalkmamız gerekiyorsa önce:
“Müsaadenizle.”
demek yeterli oluyor.
Peçete ise gelişigüzel bırakılmıyor. Hafifçe katlanarak, kullanılan kısmı içe gelecek şekilde oturduğumuz sandalyenin oturma kısmına bırakılıyor.
Bu hareket, “Birazdan masaya geri döneceğim.” anlamına geliyor.
Bu derste hoşuma giden ayrıntılardan biri de kullanılan ifadeler oldu. Eğer gerçekten tuvalet ihtiyacı için kalkıyorsak “Tuvalete müsaadenizle.” demek doğru kabul ediliyor. Çünkü tuvalet o alanın genel adı. Ancak sadece ellerimizi yıkamak, makyaj tazelemek ya da aynaya bakmak gibi nedenlerle kalkıyorsak bu durumda “Lavaboya müsaadenizle.” demek daha uygun görülüyor.
Yemek Tamamen Bittiğinde
Masaya artık geri dönmeyeceksek peçete sandalyede bırakılmıyor.
Yemek bittikten sonra peçete, ağzımıza temas eden kısmı iç tarafta kalacak şekilde gevşekçe katlanıyor ve tabağın sağ tarafına bırakılıyor.
Bazı protokol sofralarında peçete tabağın ortasına bırakılabiliyor. Ancak genel uygulama tabağın sağ tarafına yerleştirmek.
Supla ve Masa Düzeni
Tabağın altında supla kullanılabiliyor. Ancak supla her sofrada bulunması gereken zorunlu bir parça değil. Daha çok sofraya düzenli ve şık bir görünüm kazandırmak amacıyla tercih ediliyor.
Masada çiçek bulunması da zarafetin bir parçası olarak görülüyor. Tercih edilen çiçeklerin canlı olması ve masadaki insanların birbirini görmesini engelleyecek kadar büyük olmaması gerekiyor.
Bu Dersten Kendime Kalan
Bu bölüm bana şunu düşündürdü: Sofrada kullandığımız çatal, bıçak ve peçete yalnızca yemek yemek için kullanılan araçlar değil. Onları nasıl kullandığımız, masadaki diğer insanlara verdiğimiz küçük mesajların da bir parçası.
Yemeğe ara verdiğimizi, masaya geri döneceğimizi ya da yemeği tamamladığımızı çoğu zaman tek kelime etmeden anlatabiliyoruz. Belki de sofra adabının en güzel yanı bu; iletişimin bazen sadece davranışlarla da kurulabildiğini göstermesi.


