Çorba İçmeninde Bir Adabı Varmış

Bu derste sadece çorba içmeyi konuştuk desem abartmış olmam.

Başta bana da ilginç geldi. Sonuçta hepimiz yıllardır çorba içiyoruz. Ama eğitim boyunca fark ettim ki daha önce hiç dikkat etmediğim birçok küçük ayrıntı varmış.

Üstelik bu kuralların çoğu gösteriş için değil; masadaki düzeni ve diğer insanların konforunu korumak için oluşturulmuş.

Servis sırasında neden beklemek gerekiyor?

İlk öğrendiğim konu servis kısmı oldu.

Çorba, kâsenin altında bir servis tabağıyla geliyor ve servis yapılırken ellerimizin tabaklara değmemesi gerekiyor.

Bir başka ayrıntı ise garsona yardım etmemek.

Eskiden bunu nazik bir davranış sanırdım. Eğitimde ise bunun tam tersinin doğru olduğu anlatıldı. Garsonun bir servis düzeni var ve ona müdahale etmek, iyi niyetli bile olsa işini zorlaştırabiliyor.

Bu bana aslında güzel bir şeyi hatırlattı.

Bazen saygı, yardım etmeye çalışmak değil; karşımızdaki insanın işini rahat yapmasına izin vermek oluyor.

Çorba kaşığı nasıl kullanılıyor?

En şaşırdığım bilgilerden biri buydu.

Kaşık çorbanın içinde kendimize doğru değil, kâsenin içinden dışına doğru hareket ettirilerek dolduruluyor. Eğitmen bunu “kâsenin içinde bir halka tamamlıyormuş gibi düşünün” diye anlattı ve bu benzetme aklımda kaldı.

Bir diğer ayrıntı da kaşığın tamamen ağza sokulmaması.

Çorba, kaşığın yan tarafından sessizce içiliyor. Masaya doğru fazla eğilmek yerine sadece gerektiği kadar öne yaklaşmak yeterli oluyor.

Sohbete devam ediyorsak kaşık kâsenin içinde kalıyor. Masa örtüsüne ya da servis tabağına gelişigüzel bırakılmıyor.

Bir ayrıntı daha…

Çorbanın sonunu ekmekle veya kaşıkla sıyırmıyoruz.

Açıkçası bunu daha önce hiç düşünmemiştim. Biz ki annelerimizden melekler arkanızdan ağlar cümlesiyle tabak sıyıran nesiliz.

Ekmek neden çorbanın içine konulmuyor?

Bu da benim için yeni bir bilgiydi.

Ekmek çorbanın yanında yenebilir ama içine doğranmıyor.

Yalnızca yiyeceğimiz kadar almak ve ekmeği destekleyici bir yiyecek olarak görmek gerekiyor.

Çorbanın dibini ekmekle sıyırmak da aynı şekilde tercih edilmiyor.

Eğer çorbanın üzerinde kruton varsa ayrıca ekmek eklemeye gerek kalmıyor.

Limon sıkmanın bile bir yöntemi varmış

Limon konusu da dikkatimi çeken ayrıntılardan biriydi.

Bazı restoranlarda limon ince bir tülün içinde servis ediliyor. Böylece hem çekirdekler yemeğe düşmüyor hem de sıkarken etrafa sıçrama olmuyor.

Limon sıkarken diğer elimiz hafifçe siper oluyor. Amaç yine aynı; çevredeki insanları rahatsız etmemek.

Kullanılan limon da ortak masaya bırakılmıyor. Kendi servis tabağımızın kenarında duruyor.

Benim bu dersten çıkardığım sonuç

Bu ders bana aslında sofradaki birçok kuralın neden var olduğunu gösterdi.

İlk bakışta gereksiz gibi görünen ayrıntılar, biraz düşününce ortak bir amaca hizmet ediyor.

Masayı daha düzenli tutmak.

Servis yapan kişinin işini kolaylaştırmak.

Aynı masayı paylaştığımız insanları rahatsız etmemek.

Sanırım sofra adabının en sevdiğim tarafı da bu.

Kuralların çoğu gösteriş için değil; birlikte yemek yediğimiz insanlara duyulan saygının küçük yansımaları.

İlgili İçerikler

Ana Yemek, Çatal-Bıçak Kullanımı ve İçecek Servisi

Artık ana yemek bölümüne geldik. Bu bölümde anlatılanların bazıları oldukça...

Çatal, Bıçak ve Peçete Kullanımı

Bu bölümde çatal, bıçak ve peçete kullanımıyla ilgili bildiğimi...

Ekmek Masaya Neden İlk Gelen Şeylerden Biri?

Sofra adabı eğitiminde beni en çok şaşırtan şeylerden biri,...

Sofra Adabı Aslında Çatal Bıçaktan Çok Daha Fazlasıymış

İlk yazımda bu eğitimi neden almaya başladığımı anlatmıştım. Bu...

Stratejik Düşünme

1. Stratejik Düşünmenin Temelleri Stratejik düşünmenin tanımı ve organizasyonlar için...

İncelemelerim